Dünyayı 2’ye katladık! Türkiye’de “hesaplı” nüfus oranı fırladı

Dünya Bankası tarafından üç yılda bir yayınlanan Global Findex raporu açıklandı. Rapora göre, Türkiye’de finansal kuruluşlarda hesabı bulunan 15 yaş üstü nüfusta yaklaşık 12 puanlık artış yaşanırken, Türkiye bu sıçramayla dünyayı 2’ye katladı. ÖDED Başkanı Burhan Eliaçık, “Bu inanılmaz yükseliş ödeme ve elektronik para kuruluşlarının üstlendiği rolün çok açık bir göstergesi. Tüm finansal sistemle birlikte elde ettiğimiz başarıdan dolayı gurur duyuyoruz” dedi.

Dünya Bankası tarafından global ekonominin yüzde 97’sini temsil eden 144 ülkede 150 bin kişinin katılımıyla hazırlanan Global Findex raporunun 2017 sonuçları yayınlandı. Üç yılda bir yayınlanan rapora göre, Türkiye’de finansal kuruluşlarda hesabı bulunan 15 yaş üstü nüfusun oranında 11.9 puanlık artış yaşanırken, bu yükselişle Türkiye finansın tabana erişiminde dünyayı 2’ye katladı.

2017 Global Findex raporuna göre, dünyada 2014 yılında yüzde 62 olan 15 yaş üstü nüfusun hesap sahipliği oranı, 2017’de yüzde 68.5’e yükseldi. Rapora göre, Türkiye’de ise 2017’de 15 yaş üstü 59.4 milyon nüfusun yüzde 68.6’sının bir finansal kuruluşta hesabı bulunuyor. Bu oran, bir önceki araştırmanın yapıldığı 2014 yılında yüzde 56.7 düzeyindeydi. Başka bir deyişle Türkiye’de 1.000 kişi ile yapılan görüşmeden ortaya çıkan sonuca göre, geçen 3 yıllık sürede 11.9 puanlık inanılmaz bir yükseliş gözlendi. Dünyada geçen 3 yılda 6.5 puanlık artış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye bu sıçramayla dünyayı 2’ye katladı.

Mobil hesap sahipliğinde dev sıçrama

Öte yandan rapora göre, 15-24 yaş arasındaki genç nüfusun hesap sahipliği 2014 yılında yüzde 41.5 iken 2017’de bu oran yüzde 55.9’a çıktı. Dünyada ise geçen 3 yıllık süreçte sadece 9.3 puanlık artış gözlendi. Araştırmada ortaya çıkan diğer bir önemli veri ise 2014 yılında sadece yüzde 0.8 olan mobil hesap sahipliği, yüzde 16.4’e yükseldi. Dünyada ise bu oran yüzde 2.1’den yüzde 4.4’e çıktı.

“Ödeme kuruluşlarının önemli bir rol üstlendiğinin göstergesi”

Ödeme ve Elektronik Para Derneği Başkanı (ÖDED) Burhan Eliaçık, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Tüm dünya ölçeğinde yapılan bu kapsamlı araştırma, 2013 yılında yürürlüğe giren kanunla, henüz finansal sistemle tanışmamış geniş kitlelerin finansal sisteme erişiminin ve katılımının sağlanması amaçlanan ödeme ve elektronik para kuruluşlarının ne kadar önemli bir rol ve sorumluluk üstlendiğinin açık göstergesidir. Tüm finansal sistemle birlikte elde ettiğimiz başarıdan dolayı gurur duyuyoruz.”

Kamu tahsilatlarında ödeme ve elektronik para kuruluşları dönemi başlıyor

Kamu kurumlarındaki tahsilat ve ödeme işlemlerinin ödeme ve elektronik para kuruluşları tarafından da yapılabileceğine ilişkin tebliğin Resmî Gazete’de yayımlanması ile birlikte kamu tahsilatlarında yepyeni bir dönemin kapısı aralandı. Tebliği değerlendiren Ödeme ve Elektronik Para Derneği Başkanı Burhan Eliaçık, “Son derece yerinde bir karar. Böylece kamu tahsilatlarında çok daha yenilikçi ve kolaylıklar sunan bir dönemi başlatacağız” dedi.

Ödeme ve Para Kuruluşları Derneği (ÖDED), Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile yapılan hazırlık neticesinde, kamu idarelerinin ödeme ve tahsilat işlemlerinin ödeme ve elektronik para kuruluşları tarafından da yapılacağına dair açık hükmün eklendiği “Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” Resmî Gazete’de yayınlandı.

“Kamu tahsilatlarında bankalar ve PTT ile aynı statüde hizmet verebileceğiz”

“Bu tebliğ ile birlikte ödeme ve elektronik para kuruluşlarının, kamu kurumlarının tahsilat ve ödeme işlemlerini gerçekleştirmesine dair entegrasyon sürecinde önemli bir eşik geçilmiştir” diyen ÖDED Başkanı Burhan Eliaçık, sözlerine şöyle devam etti: “Artık kamu tahsilatlarında bankalar ve PTT ile aynı statüde hizmet verebileceğiz. Böylelikle kamu tahsilatlarında çok daha yenilikçi ve kolaylıklar sunan bir dönem başlıyor. Kamu ödemelerinde bankacılıkla tanışmamış 26.4 milyon birey, 2.7 milyon KOBİ ve 1.8 milyon esnafa çok daha kolay ve erişilebilir hizmet sunacağız.”

İşte tebliğ kapsamına giren o kurumlar

“Kurumlar; faaliyetleri kapsamında yaptıracakları tahsilat ve ödeme işlemleri için yurt içinde yerleşik diğer bankaları, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.yi ve yurt içinde yerleşik bankalar aracılığıyla olmak koşuluyla ödeme kuruluşlarını ve elektronik para kuruluşlarını da kullanabilir” denilen tebliğin kapsamına giren kurumlar ise şöyle:

Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, sosyal güvenlik kurumları, kamu iktisadi teşebbüsleri, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları  ile bu maddede sayılan kurumların; bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile birlikleri, sermayesinin yarısından fazlasına doğrudan ve/veya dolaylı olarak sahip olduğu şirketleri, fon, hesap, özel hesap, havuz ve benzeri adlarla açtıkları ve/veya yönettikleri her türlü banka hesabı.

Fintek ekosisteminde Avrupa’ya örnek olacak karar

Rekabet Kurumu, 11 Ocak’ta yayınlanan kararıyla ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişiminin önündeki engelleri kaldırdı, bankalar ile ödeme kuruluşlarının serbestçe çalışabilmesinin önünü açtı. Kararı değerlendiren Ödeme ve Elektronik Para Derneği Başkanı Burhan Eliaçık, “Çok sevindirici bir gelişme ve Avrupa’da örnekler arasında açıklanan ilk rekabet otoritesi kararı” dedi.

Rekabet Kurumu (RK) 7 Eylül 2017 tarihinde aldığı ve 11 Ocak 2018 itibariyle Resmî Gazete’de yayınlanan kararı ile ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişimlerini yasaklayan hükümlerin, bankalar arasındaki sözleşmelerden kaldırılmasına karar verdi. Ülkemizde ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasını ve hizmet alanının genişlemesini sağlayacak bu karar, Ödeme ve Elektronik Para Derneği’nin (ÖDED) yaptığı başvuru sonrasında alındı.

Rekabet Kurumu karar sürecinde, kart kuruluşu ve düzenleyici kurumların yanı sıra çok sayıda bankadan bilgi ve görüş istedi. Görüşüne başvurulan bazı bankaların, ödeme kuruluşlarının finansal hizmetlere yüksek katma değer sunacak potansiyele sahip olduklarını, kart kabul eden işletmelerin artmasıyla kart sahiplerinin hizmetlere kolaylıkla erişebildiklerini, tüketiciler açısından maliyetlerin düşeceğini ve rekabetin de olumlu yönde etkileneceğini değerlendirmeleri ise dikkat çekti.

“Bizler pazarı büyütmek için işbirliği yapılması gereken paydaşlarız”

Başvuruyu yapan ÖDED Başkanı Burhan Eliaçık, kararı yorumladı. Eliaçık, “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları ödeme hizmetine dair faaliyetlerini yürütmek üzere en az bir, genel uygulamada ise birçok bankayla çalışmak zorundadır ancak bunun da ötesinde zaten gönüllü olarak çalışma niyetindedir. Biz kendimizi Türkiye pazarını büyütmek ve bölgesel Fintek merkezi olmak için işbirliği yapılması gereken paydaşlar olarak görüyoruz. Bankalarla doğrudan rakip değiliz, onlarla işbirliği olanaklarını sürekli genişletmek istiyoruz ancak Bonus platformuna erişim konusunda yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırmak için Rekabet Kurumu’na gitmek zorunda kaldık. Karar çok sevindiricidir ve bu konuda Avrupa’daki örnekler arasında açıklanan ilk rekabet otoritesi kararıdır. Ancak bir sonraki adım, kalıcı çözüm için sektörel rekabeti gözeten yeni yapıların kurulmasıdır” dedi.

Rekabetle ilgili bazı engellerin kalkmasının, sektörün geleceğe daha güvenle bakmasını ve finansal sistemde köklerini daha derinlere salmasını sağladığını ifade eden Eliaçık, “Ancak tüm bu gelişmelere rağmen, sektörün tam anlamıyla istenen iklime kavuştuğunu söylemek güç. Özellikle mevcut ortak platformlara erişimde güçlüklerin yaşanması, bazı finansal kuruluşların işbirliğine yeterince açık olmaması ve düzenlemelerin çağın koşullarına uygun şekilde güncellenememesi, kuruluşların potansiyellerini yeterince kullanamamalarına neden oluyor. ÖDED, bu gelişmelerin sağlanması yönünde çaba gösteriyor” diye konuştu.

“Ülkemizdeki fintek sektörü global etkilere karşı koruyucu bir güç”

Günümüzde gerek bireylerin gerekse işletmelerin finansal hizmetleri yurtdışında yerleşik şirketlerden de kolaylıkla alabildiklerini vurgulayan Eliaçık, sözlerine şöyle devam etti: “Dolayısıyla yeni dönemde ödeme sistemlerindeki rekabet sadece ülkemizdeki kuruluşları değil yurtdışındaki fintekleri de kapsıyor. Bu nedenle ülkemizdeki fintek sektörünü ve finansal sistemimizi, global rekabet ve etkilere karşı koruyucu bir güç ve savunma hattı olarak görmemiz ve gelişmesine milli mesele olarak bakmamız gerekiyor.”

ÖDED Başkanı uyardı! “Ödeme sistemlerinde yeni düzenlemeler hızla hayata geçmezse ‘öncü ülke’ pozisyonumuzu kaybederiz”

Avrupa ödeme hizmetlerinde devrim yaratacak olan Ödeme Hizmetleri Direktifi 2’ye birliğe üye ülkeler için tanınan uyum süresi Ocak 2018’de bitiyor. ÖDED Başkanı Burhan Eliaçık; “Ödeme sistemlerinde ‘öncü ülke’ pozisyonumuzu korumak için hızla harekete geçmeliyiz. Aksi takdirde bu pozisyonumuzu kaybedebiliriz” uyarısında bulundu.

Avrupa’da 2015 yılında yayımlanan ve dünya ölçeğinde ödeme hizmetleri alanında kökten değişikliklere neden olacak Ödeme Hizmetleri Direktifi 2’ye üye ülkelerin, mevzuatlarını direktife uyumlu hale getirmesi için tanınan süre Ocak 2018’de doluyor. Ödeme ve Elektronik Para Derneği (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık; “Finansal teknoloji ve ödeme sistemlerindeki düzenlemeler ivedilikle dünyadaki düzenlemeler ile uyumlu hale getirilmeli. Eğer bu adım atılmazsa finans ve ödeme sistemleri alanındaki ‘öncü ülke’ pozisyonumuzu tahminimizden çok daha hızlı kaybedebiliriz” dedi.

Türkiye’de ekonomik alanda önemi gün geçtikçe artan, günlük hayat ve ticari faaliyetlerde kullanımı yaygınlaşan ödeme hizmetlerinin, yeni oyuncularla birlikte daha istikrarlı, rekabetçi, güvenli ve etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere 2013 yılında 6493 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğini vurgulayan Eliaçık; “Ülkemiz ödeme sistemi ve finansal teknoloji şirketleri için hayati önemde bir eşik geçiliyor” diye konuştu.

Süre 2018 yılında dolacak

Kanunun hazırlık aşamasında yararlanılan ve başlıca kaynak olarak kabul edilen Ödeme Hizmetleri Direktifi- Payment Services Directive’in (PSD), yayımlandığı 2007 yılından itibaren Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere dünya ölçeğinde ödeme hizmetleri alanında kökten değişikliklere ve yeni iş modellerinin oluşmasına neden olduğunun altını çizen Eliaçık, şunları söyledi: “Ödeme Hizmetleri Direktifi, yeni oyuncular ve roller tanımlayarak ödeme hizmetleri alanına rekabetin gelişerek hizmetlere erişimin kolaylaşması, yeniliklerin desteklenmesi ve tüm bu gelişmeler doğrultusunda tüketicinin hak ve verilerinin korunmasını temin etme hedefiyle uygulamaya alındı. 2012 yılına gelindiğinde ise Avrupa Komisyonu günün koşullarına uyum ve gelecek beklentilerini karşılamaktaki kusurları da dikkate alarak yeni bir güncelleme çalışması başlattı. Bu kapsamda komisyon, Aralık 2015 itibariyle Payment Services Directive 2’yi (PSD2) yayımladı ve PSD2 yürürlüğe girdi.”

Ocak 2018 tarihinde üye ülkelerin mevzuatlarını uyumlu hale getirmesi için verilen sürenin dolacağını ve PSD2’in tüm etkisiyle sektörü daha derinden değiştireceğini vurgulayan ÖDED Başkanı Eliaçık, PSD2 ile Avrupa Birliği içerisinde daha önce hayal dahi edilemeyen yeni roller ve sorumluluk alanları tanındığını belirtti.

Hesap bilgilerine tek uygulamadan ulaşma imkânı

Bunlardan başlıcalarını hesap bilgi hizmet sağlayıcısı ve ödeme başlatma hizmeti sağlayıcısı olarak sıralayan Eliaçık, sözlerine şöyle devam etti: “Hesap bilgi hizmet sağlayıcısı rolü, kişilerin istemeleri halinde ödeme hizmeti aldıkları tüm kuruluşlardaki hesap bilgilerini konsolide halde tek bir yerde görebilmelerini, böylelikle kişilerin varlıklarını daha kolay ve etkin yönetmelerini sağlamanın yanı sıra birçok yenilikçi ürün ve hizmet geliştirilmesini de mümkün kılacaktır. Benzer yaklaşımla ödeme başlatma hizmeti sağlayıcısı rolü ile ise, kişilerin ödeme talimatını, herhangi bir ödeme hizmeti sağlayıcısında bulunan hesaplarına doğrudan bu kuruluşlar aracılığıyla verebilmelerine izin verilecektir. Yani Avrupa ülkelerinde kişiler, hesaplarına ait bilgilere tek bir uygulamadan erişebilecek ve farklı kurumlardaki hesaplarına dair talimatı tek bir uygulamaya verebileceklerdir. Bu gelişmeler finansal kuruluşlar arasında benzeri görülmemiş bir işbirliğini, yeni rekabet alanlarının açılmasını, yeniliklerle pazarın büyümesi ve gelişmesini mümkün kılacaktır.”

“İstanbul Finans Merkezi hedefine ivme kazandırır”

Türkiye’nin de bu gelişmelerle uyumlu olarak gerekli güncellemeleri mevzuatında hızla yapması gerektiğini aktaran ÖDED Başkanı Burhan Eliaçık; “Aksi halde, düzenlemeler sayesinde birçok yenilikçi finansal servisin doğuşuna tanık olacağımız bir dönemde, bulunduğu konum itibariyle dünyada ‘öncü ülkeler’ arasında yer alan Türkiye’deki finans ve ödeme hizmeti sektörü, ülkeler arası rekabette oldukça geride kalacak ve bu rolünü kaybetme riskiyle yüz yüze gelecektir” dedi. Eliaçık ayrıca “İstanbul Finans Merkezi ve nakitsiz toplum hedefine ulaşmada ivme kazandırabileceğini düşündüğümüz bu kurallar bütünüyle rekabet edecek düzenlemelerin hayata geçirilmesinin Türkiye ekonomisine büyük katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Not: PSD2 dokümanını indirmek için   —>  ://goo.gl/XVXWGs

“Fatura Ödemeleri Yetkili Kuruluşlardan Yapılmalı” açıklaması

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), yetkilendirilmiş ödeme ve elektronik para kuruluşları ile bunların temsilcileri dışındaki kişi ve kuruluşlarca fatura ödemelerine aracılık edilmesinin mümkün olmadığını ve suç teşkil ettiğini açıkladı. Bünyelerindeki kuruluşların faaliyetlerini çok sıkı düzenleme ve denetlemelere tabi olarak yürüttüklerini ifade eden Ödeme ve Elektronik Para Derneği (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık; “Fatura üreten kurumlar lisans kapsamındaki kuruluşların çalışma taleplerini karşılayarak, yetkisiz şirketlerin oluşumuna engel olabilirler” dedi.  

 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) fatura ödemelerine ilişkin önemli bir açıklama geldi. 31 Ekim 2017 tarihli açıklamada; yetkilendirilmiş ödeme ve elektronik para kuruluşları ile bunların temsilcileri dışındaki kişi ve kuruluşlarca fatura ödemelerine aracılık edilmesinin mümkün olmadığı ve suç teşkil ettiği duyuruldu. Açıklamada 27 Haziran 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları hakkındaki Kanun kapsamında; bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi’nin (PTT) ödeme hizmeti sağlayıcısı olduğu hatırlatıldı.

 

ÖDED’in temsil ettiği kuruluşların faaliyet izni bulunuyor

BDDK tarafından yapılan açıklamayı değerlendiren Ödeme ve Elektronik Para Derneği (ÖDED) Başkanı Burhan Eliaçık şöyle konuştu: “Ülkemizde Haziran 2013’te çıkarılan 6493 sayılı Kanun ile ödeme ve elektronik para kuruluşları, bankalar ve PTT ödeme hizmetini sunabilmektedir. Gerek BDDK açıklamasında yer alan fatura ödeme hizmeti gerekse Kanun kapsamında belirtilen tüm ödeme hizmetlerinin sadece kanunen yetki verilen diğer kurumlarla ÖDED üyesi ödeme ve elektronik para kuruluşlarından alınması önem arz etmektedir. Vatandaşlarımız, işletmeler ve kurumlar, hem yurtiçinde hem yurtdışında yerleşik Kanuna göre alınması gereken izinleri almaksızın ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu gibi faaliyet göstererek Kanuna aykırı hareket eden şirketlerden hizmet almamaya özen göstermelidir. ÖDED’in temsil ettiği ödeme ve elektronik para kuruluşları, çok sıkı düzenleme ve denetlemelere tabi olarak faaliyet izni alıyor ve yine aynı denetimlerden geçerek faaliyetlerini yürütüyor. Zira ÖDED üyesi kuruluşlar; bireylerin ve küçük işletmelerin finansal servislere erişimi, değişen müşteri deneyimi ve beklentilerinin karşılanması, artan güvenlik ve şeffaflık, düşük maliyet ve rekabet ortamını zenginleştirmek üzere çalışıyor. Son olarak dikkat çekmek istediğim bir noktayı paylaşmak istiyorum. Fatura üreten kurumlar, lisans kapsamındaki kuruluşların çalışma taleplerini karşılayarak, yetkisiz şirketlerin oluşumuna engel olabilirler.”

Ödeme Kuruluşlarının Önü Açılıyor!

Rekabet Kurumu kararını verdi, ödeme kuruluşlarının önü açılıyor

Rekabet Kurumu 7 Eylül 2017 tarihli kararıyla, ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişiminin önündeki engelleri kaldırdı. Bankaların yanı sıra ödeme kuruluşları da artık ödeme sistemlerinde POS hizmeti sunmakta daha aktif hale gelecek. Karardan hem bireyler hem de KOBİ’ler karlı çıkacak.

Rekabet Kurumu 7 Eylül 2017 tarihinde bankaları ve ödeme kuruluşlarını yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Kurum, ödeme kuruluşlarının Bonus platformuna erişimlerini yasaklayan hükümlerin sözleşmelerden kaldırılmasına karar verdi. Kararla birlikte ödeme kuruluşlarının birçok banka ile işbirliği yapabilmesinin önü açılıyor. Ayrıca Bonus platformuna erişim konusunda uygulamada görülen bazı aksaklıkların da giderilmesi sağlanıyor. Artık bankalarla yakalanacak işbirliği fırsatları sayesinde ödeme kuruluşları da POS ödeme sisteminde daha aktif rol oynayacak. Ülkemizde ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasını ve hizmet alanının genişlemesini sağlayacak bu karar, Ödeme ve Elektronik Para Derneği’nin (ÖDED) yaptığı başvuru sonrasında alındı.

Türkiye’de sunulan ödeme ve elektronik para hizmetlerinin gelişmesine liderlik ederek, tüketicinin ve işletmelerin hayatını kolaylaştıracak güvenli, kolay ve yenilikçi hizmetlere ulaşmasını sağlamayı hedefleyen ÖDED’in başkanı Burhan Eliaçık kararı değerlendirdi. Eliaçık “Bu gelişme, ödeme sistemleri ekosistemi açısından oldukça önemlidir. Artık ÖDED çatısı altındaki tüm ödeme kuruluşlarına ödeme sistemlerinde yer açma zorunluluğu getirilmiş ve kanunun verdiği yetkileri tam olarak kullanabilme fırsatı sağlanmıştır. Karar, hem vatandaşı hem de küçük esnafı yakından ilgilendiriyor. Zira vatandaşlar tamamen kendi tercih ve çıkarları doğrultusunda istedikleri kartı kullanabilecekler. KOBİ’ler ise bu kararla, ihtiyaç duydukları temel ödeme hizmetleri ile tamamlayıcı birçok hizmete daha kolay erişebilecekler. Dolayısıyla pazarlarını genişletecek ve maliyetlerini düşürerek daha etkin rekabet edebilecekler” diye konuştu. Eliaçık sözlerine şöyle devam etti: “Ödeme hizmetinin yaygınlaşması, finansal servislere erişiminin kolaylaştırılması, böylelikle nakitsiz toplum ve kayıtdışılık ile mücadele hedefleri doğrultusunda bankalarla işbirliği olanaklarını sürekli genişletmek istiyoruz. Dolayısıyla bankalarla yaşanan belirsizliklerin giderilmesini sağlaması ve birlikte vatandaşa hizmet verme fırsatının yakalanması açısından, başından beri savunduğumuz görüş yönünde karar verilmesi son derece sevindiricidir.”